Anne çocuk bağlanması nedir?



Bağlanma nedir?


İnsanların ,onları rahatlatan ve stresli durumlarda mutlu olmalarını sağlayan kendi yaşamlarındaki
özel biriyle kurdukları güçlü duygusal bağdır.

Bağlılık anne ve bebeği birbirine bağlayan duygudur.

Anne Bebek Bağlanması


◦ Bir bebeğin en temel ihtiyaçları; beslenme, güvenlik ve sevgidir. Yeni doğan bebeğin sağlıklı
bir gelişim göstermesi için fiziksel ve duygusal ihtiyaçları karşılanmalıdır. Temel ihtiyaçların
karşılanması sağlıklı fiziksel gelişimin yanında bebek ve anne arasında sağlıklı bir bağlanma
oluşmasına katkı sağlar.

◦ Doğumdan sonraki aylarda bebeğin fiziksel ihtiyaçlarını gideren birincil derecede bakım veren
kişi annedir.Annenin bebeğe karşı olan sevgisi , konuşmaları ve teması bağlanmanın
gerçekleşmesi ve anne bebek arasındaki duygusal bağı güçlendirir.

◦ Bebeklerde bağlanma 12-18. aylarda en üst düzeye ulaşır.Genel olarak bağlanma 0-3 yaş
arsında olur ama bu aylarda en fazla hissedilir ve yaşanır.

◦ Anne ve babaya yakın sağlıklı bir bağlılık gösteren çocuk , korktuğunda , mutsuz olduğunda
anne-babaya koşup sadece kendilerinde hissedebildikleri güven duygusunu yaşarlar.
◦ Çocuğun kendini duygusal olarak güvende hissedebilmesi için de sıcak ,sevecen ve tutarlı bir
ilişkiye ihtiyacı vardır.

◦ Bağlanmada en önemli faktör etkileşim ve temastır.

◦ Bebeğin bakması ,bakış süresi bağlanmayı önemli oranda etkiler.

Yenidoğan bir bebeğin görüş mesafesi 20-25 cm civarıdır.
Bu nedenle annenin bebeğinin çevresinde olması ve ilgili olması, bebeğin annesini görmesi
hissetmesi bağlanma için çok önemlidir.

◦ Bağlanmaya imkan sağlayan en önemli duygu güven duygusudur.

◦ Bebekte güven duygusunun ve dolayısıyla bağlanmanın gerçekleşmesi için öneriler ;

◦ - Çocuğnuzu düzenli ve yeterli besleyin.Sürekli olarak aç kalan bir çocuk kaygılı olur.

◦ -Bebeklerin yeteri kadar emme yaşantısı geçirmesi gerekir.Doyurulma zamanı dışında da
günde birkaç saat emme yaşantısına gereksinimleri vardır.Emme bebek için rahatlık ve
duygusal güven kaynağıdır.

◦ -Bebekler sarılma ve beden temasına ; dokunulmaya ,okşanmaya ,insan sıcaklığına ,hoş bir ses
ve mutlu bir yüz ifadesine de duygusal olarak ihtiyaç duyarlar.

◦ -Bebeklerde güven duygusunun gelişimi için en önemli etken annen babanın bebeğe karşı
olan sevgilerini göstermeleridir.Bu sevgi gösterimi ise ebeveynlerin genel tutumu ,söz ve
davranışları ile yansır.

◦ -Ebeveynlerin çocukların ihtiyaçlarına duyarlı ve tepkili olması da çok önemlidir.

Bağlanma Çeşitleri


◦ Ayrılık Kaygısı

Bebekler 7-8 aylık olmalarından itibaren anne ve babalarına yakın olmak isterler. Özellikle
annelerini takip etmeye, onlarla ilişki kurabilmek adına planlı girişimlerde (elini uzatmak,
gülümsemek, emekleyerek yanına gitmek vs.) bulunmaya başlarlar. Anneleri bulundukları
odadan ayrıldıklarında kaygılanır, geri döndüklerinde ise mutlu olurlar.

Ayrılık kaygısı genellikle 1-3 yaşları arasında gözlenen, bebeğin özellikle annesinden
ayrıldığında yaşadığı yoğun strestir.

Bağlanılan kişiden ayrı kalmaktan kaçınmak 7 ay – 4 yaşları arasında yaşanılması normal bir
durum olup, 4 – 5 yaşlarından itibaren bu kaygının yavaş yavaş kaybolması beklenir.
Eğer bu kaygı, yaşa ve gelişim düzeyine uygun olmayacak şekilde, 4 haftadan daha fazla
devam ediyor ise artık bunun adı “Ayrılık Kaygısı Bozukluğu” dur ve bu bir rahatsızlıktır
Ayrılık kaygısının belirtileri ;

-çocuğa

-çocuğun yaşına

-bağlılık duyduğu kişiden ayrı kalmanın sıklık ve süresine bağlı olarak değişir.

Ayrılık Kaygısı İçin Öneriler.

◦ Gece uykuları için yakınlık kurmaktan kaçınmamak önemlidir.

Kendisine ait bir yatakta yatmasına alıştırmak için öncesinde onunla odasında vakit geçirmek,
sarılmak ve uykuya hazırlamak yatağa alışmasını kolaylaştıracaktır. Ninni söyleyebilir, masaj
yapabilir ve uykuya dalana kadar bebeğinizle birlikte kalabilirsiniz. Çocukluk döneminde yine
uyku öncesi vakit geçirmek gece uyku problemlerini önlemeye faydalı olacaktır.

◦ Çocuğunuzla vedalaşmaktan kaçınmayın!

Sizin onunla olamayacağınız zamanları gitmeden önce ona açıklayın ki, geri gelmeme yada
terkedilme korkuları oluşup yokluğunuzda yoğun bir anksiyete ortaya çıkmasın. Çocuğunuzun
yaşına uygun bir zaman kavramı belirterek ne zaman döneceğinizi ve neden gittiğinizi
söyleyerek evden çıkın.

◦ Çocuklar ağlama davranışının size karşı bir silah olarak kullanabilirler.

Ağladığı için gitmekten vazgeçerseniz bir sonraki sefere daha fazla ağlamasına neden
olabilirsiniz. Hatta başka isteklerinin yerine gelmemesi halinde bu ağlama davranışı diğer
alanlara da yayılarak pekişmekte ve kalıcılığını arttırmaktadır. Uzun vedalaşmalar yine benzer
bir etki yaratmaktadır

Güvenli Bağlanma


◦ Güvenli bağlama da çocuk bağlandığı kişiden ayrıldığında huzursuzluk gösterir, o kişi
döndüğünde ise neşelenir, olumlu davranışlar ile yetişkini karşılar.

◦ Bağlandıkları yetişkin ortamdan çıktığında çocuk mutsuz olur ancak yetişkinin döneceğine
dair güveni vardır.

◦ Güvenli bağlanmış çocuklar korktuklarında, endişelendiklerinde bağlandıkları yetişkinden
teselli ararlar. Bu çocuklar bağlandıkları yetişkinin onları rahatlatmak, korumak ve
ihtiyaçlarını karşılamak için her zaman uygun-orada olduklarını bilirler.

 Kaygılı –Kararsız Bağlanma


◦ Kaygılı-Karasız bağlanmış çocuklar, bağlandıkları kişiden ayrıldıklarında çok huzursuzlaşır,
stres olur. Bağlandıkları kişi odaya geri döndüğünde ise bu olumsuz duyguları hafiflemez,
sakinleşmede güçlük yaşarlar.

◦ Kaygılı-Kararsız bağlanmış çocuklar yabancılara karşı büyük şüphe içindedirler.

◦ Kaygılı-Karasız Bağlanmış çocukların ebeveynleri istikrarsız bir şekilde çocuğun ihtiyaçlarını
karşılar. Çocuk zaman zaman yetişkine ulaşabilirken bazı zamanlarda kişi meşgul olur ve
çocuk ile ilgilenmez. Kaygılı-Kararsız Bağlanmış çocuklar bağlandıkları kişi ile hem çok yakın
ilişki kurmak ister hem de temasa-ilişkiye karşı dirençlilerdir.

 Kaçıngan Bağlanma


◦ Kaçıngan Bağlanmış çocuklar, ebeveyni yok sayma eğilimindedirler. Ebeveyn ile yabancı birini
seçme şansı sunulduğunda hiç bir tercih belirtmezler.

◦ Çocuk, bağlandığı kişiden bir telkin, temas ihtiyacı hissetmez. Reddedilmek yerine yakın
ilişkiden kaçınır.

◦ Kaçıngan Bağlanmış çocuklar, bakım veren kişiler tarafından istismar edilmiş (duygusal,
fiziksel vb.) olabilmekte veya ihtiyaçları göz ardı edilmiş olabilmektedir. Bu ihtiyaçlar tabii ki
sadece fiziksel ihtiyaçlar değildir; ilişki kurmaya yönelik temas, birlikte vakit geçirme gibi
duygusal-sosyal ihtiyaçları da kapsar. Çocuk, bakım veren kişinin tepkilerine karşı dirençli
olduğunu ve onu cezalandırdığını düşündüğünden ilerleyen yaşlarında yardım-destek isteme
davranışını göstermekten kaçınırlar.

◦ KAYNAKÇA


◦ Gelişim Psikolojisi kitabı ,pegem akademi

Makale:

GÖZDE ULUSOY
Değerlendirme:

Yorum Gönder

10 Yorumlar

  1. Faydalı bir makale olmuştur. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Böyle güzel çalışmaların devamını bekleriz.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler bilgilendirici bir yazı olmuş, elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  3. Gözde Ulusoy hanımefendiye bilgi içerikli yazısından dolayı teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. Bir çocuk gelişimci bakış açısıyla ele alınan "Anne çocuk bağlanması" makaleniz için teşekkür ederim Gözde Hocam🌼

    YanıtlaSil
  7. Anneler, eğitimciler , çocuk gelisimciler için faydalı bilgiler iceren bu makalenizden dolayı teşekkür ederiz ve basarilarinin devamını dileriz hocam 👏

    YanıtlaSil
  8. Çok güzel bir makale olmuş gözde hocam �� Daha farklı konularda da yazılarınızı bekliyorum . Sevgiler ⚘⚘

    YanıtlaSil
  9. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  10. Gözde hocayı yakından tanırım.Yine mesleğindeki başarısını konuşturmuş.Bu bilgileri bizimle paylaştığı için sonsuz teşekkürler...

    YanıtlaSil